Epoksi Zemin Neden Kabarır
Fabrika, depo ya da otopark zemininde epoksi kaplama kabardığında, levha halinde kalktığında veya çatladığında ilk akla gelen şey malzemenin kötü olduğudur. Oysa sahada görülen bozulmaların büyük kısmının kaynağı kaplamanın kendisi değil, altındaki beton ve uygulama sürecidir. Yüzey yeterince hazırlanmamışsa, betonun içinden nem yükseliyorsa ya da kullanım yüküne uygun olmayan bir sistem seçilmişse, en pahalı ürün bile birkaç ay içinde sorun çıkarır.
Bu rehberde epoksi zeminlerin erken bozulmasına yol açan 7 temel nedeni, belirtilere göre hızlı teşhis yöntemini ve bozulmuş bir zeminin doğru şekilde nasıl yenilenmesi gerektiğini anlatıyoruz. Amaç, yeni yaptıracağınız zeminde aynı hatanın tekrarlanmamasını ve mevcut sorunlu zemininizde kök nedenin bulunmasını sağlamak.
Zemininizde kabarma, soyulma veya çatlak mı var?
Sorunlu alanın birkaç fotoğrafını, yaklaşık metrekaresini ve zeminin kullanım şeklini (forklift, araç, yaya, kimyasal, sıcak yıkama) WhatsApp üzerinden gönderin. Görüntülere göre olası nedeni ve keşifte yapılması gereken ölçümleri birlikte netleştirelim.
WhatsApp ile Fotoğraf GönderinEpoksi Zeminlerin Bozulmasına Yol Açan 7 Temel Neden
1. Yetersiz veya yanlış yöntemle yapılan yüzey hazırlığı
2. Betondaki nem ve ozmotik kabarma
3. Yanlış seçilmiş veya eksik uygulanmış nem bariyeri ve astar
4. Yeterince kürlenmemiş yeni beton üzerine uygulama
5. Uygun olmayan uygulama koşulları: sıcaklık, çiğ noktası, karışım hataları
6. Derzlerin ve çatlakların ihmal edilmesi
7. Kullanım koşullarına uygun olmayan sistem ve kalınlık seçimi
Epoksi sistem türleri hakkında genel bilgi için epoksi zemin kaplama rehberimize göz atabilirsiniz.

Belirtiye Göre Hızlı Teşhis: Zemininiz Size Ne Söylüyor?
Bozulmanın görünüşü, nedeni hakkında güçlü bir ipucu verir. Aşağıdaki eşleştirmeler kesin teşhis değildir; kesin sonuç için sahada nem ölçümü, çekme (pull-off) testi ve kabarmış bir bölgenin açılarak incelenmesi gerekir. Ancak hangi yöne bakılacağını büyük ölçüde gösterir.
İçi sıvı dolu kabarcıklar
Olası neden: Betondan yükselen nem, ozmotik kabarma.
İpucu: Genellikle uygulamadan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkar, zamanla büyür ve çoğalır. Zemine oturan döşemelerde sık görülür.
Levha halinde kalkma, altı tozlu veya pürüzsüz
Olası neden: Yetersiz yüzey hazırlığı, çimento şerbeti tabakasının alınmaması, yağlı veya kirli beton.
İpucu: Kalkan parçanın altına bakın. Arkasında beton parçası yoksa kaplama betona hiç tutunmamış demektir.
Kalkan parçanın arkasında ince beton tabakası
Olası neden: Betonun yüzey dayanımının düşük olması.
İpucu: Kaplama yapışmıştır ama beton kendi içinden kopmuştur. Sorun malzemede değil, alt zeminin çekme dayanımındadır.
Yüzeyde beyazlaşma, yağlı veya yapışkan his
Olası neden: Düşük sıcaklıkta veya yüksek nemde uygulama, amin terlemesi.
İpucu: Kış aylarında ısıtılmayan alanlarda yapılan uygulamalarda sık görülür. Katlar arasında ayrılmaya da yol açar.
İğne delikleri ve küçük kraterler
Olası neden: Beton gözeneklerinden hava çıkışı, astarsız veya yetersiz astarlı gözenekli beton.
İpucu: Ortam sıcaklığı yükselirken yapılan uygulamalarda belirginleşir.
Düz hat boyunca uzanan çatlaklar
Olası neden: Alttaki derzin veya beton çatlağının kaplamaya yansıması.
İpucu: Çatlağın betondaki derz hattıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın.
Trafik hatlarında aşınma, darbe noktalarında kırılma
Olası neden: Yüke göre yetersiz kalınlık veya yanlış sistem seçimi.
İpucu: Forklift ve transpalet güzergâhlarında ince rulo kaplamalar kısa sürede delinir.
Sararma ve renk değişimi
Olası neden: Güneş ışığına (UV) maruz kalan standart epoksi.
İpucu: Bu bir yapışma sorunu değil, malzemenin doğal davranışıdır. Açık alanlarda UV dayanımlı üst kat gerekir.

1. Yetersiz Yüzey Hazırlığı: Kaplama Betona Değil Tozun Üstüne Yapışır
Epoksi kaplamanın kalıcılığını belirleyen en önemli adım yüzey hazırlığıdır. Beton döküldükten sonra yüzeyde çimento şerbeti adı verilen zayıf, tozumaya meyilli ince bir tabaka oluşur. Bu tabaka alınmadan uygulanan kaplama aslında betona değil, betona gevşek şekilde bağlı bu zayıf katmana tutunur. Yük ve sıcaklık değişimleri başladığında kaplama, altındaki şerbet tabakasıyla birlikte kalkar.
Asitle Dağlama Neden Yeterli Değildir?
Tuz ruhu gibi asitlerle yüzey dağlama, ekipman gerektirmediği için hâlâ kullanılan bir yöntemdir. Ancak asit yüzeyde yalnızca sınırlı bir pürüzlülük oluşturur, çimento şerbetini tam olarak uzaklaştırmaz ve yağlı bölgelerde etkisizdir. Asit kalıntısı iyi nötralize edilip yıkanmazsa yüzeyde tuz oluşur ve bu da yapışmayı zayıflatır. Endüstriyel zeminlerde kabul gören yöntem mekanik yüzey hazırlığıdır.
Mekanik Hazırlık Yöntemleri
Elmas taşlama
Şerbet tabakasını alır, düşük-orta pürüzlülük sağlar. İnce kaplamalar ve self-leveling sistemler öncesinde, ayrıca kenar ve köşe bölgelerinde kullanılır.
Bilyalı kumlama (shot blast)
Çelik bilyelerle yüzeyi aşındırarak tozsuz ve homojen bir pürüzlülük oluşturur. Geniş fabrika ve depo zeminlerinde hızlı ve etkili bir yöntemdir; nem bariyeri ve kalın sistemler için tercih edilir.
Frezeleme (scarifier)
Agresif bir yöntemdir; eski kaplamaların sökümünde, bozuk ve kirlenmiş yüzeylerin alınmasında, harç esaslı ağır sistemler öncesinde kullanılır.
Yüzey Pürüzlülüğü (CSP) Sisteme Göre Seçilir
Uluslararası uygulamada beton yüzey pürüzlülüğü ICRI tarafından tanımlanan CSP 1–10 ölçeğiyle ifade edilir. Genel bir çerçeve olarak rulo ile uygulanan ince kaplamalar için yaklaşık CSP 2–3, self-leveling sistemler için CSP 3–5, harç esaslı ve ağır hizmet sistemleri için CSP 4–6 ve üzeri bir yüzey hedeflenir. Kesin değer, kullanılan ürünün teknik föyünde belirtilir. Kalın bir sistemi az pürüzlü bir yüzeye uygulamak da, ince bir kaplamayı çok pürüzlü bir yüzeye uygulamak da sorun çıkarır.
Yağ Emmiş Beton Ayrı Bir Problemdir
Atölye, otopark ve makine alanlarında yağ betonun içine işler. Yüzeyi taşlamak bu yağı temizlemez; kaplama sonrasında yağ yüzeye doğru göç ederek yapışmayı bozar. Bu tür bölgelerde kirlenmenin derinliği belirlenmeli, gerekirse kirli tabaka frezelenerek alınmalı veya bölgesel onarım yapılmalıdır.
Hazırlığın Kontrolü: Çekme (Pull-off) Testi
Hazırlanan yüzeyin kaplamayı taşıyıp taşıyamayacağı tahminle değil, ölçümle anlaşılır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyat tariflerinde self-leveling epoksi uygulaması için yüzey hazırlığından sonra betonun çekme mukavemetinin en az 1,5 N/mm² olması, betonun ise yeterli basınç dayanımına sahip olması şart koşulur. Bu değerin altındaki yüzeylerde önce beton onarımı veya güçlendirme yapılması gerekir.
Doğru yüzey hazırlığı ve sistem detayları için epoksi bazlı endüstriyel zemin kaplama sayfamızı inceleyebilirsiniz.

2. Betondaki Nem ve Ozmotik Kabarma: Görünmeyen Düşman
Betonun yüzeyi kuru görünebilir ama bu, içinde nem olmadığı anlamına gelmez. Özellikle doğrudan zemine oturan ve altında su yalıtım membranı bulunmayan döşemelerde, topraktaki nem sürekli olarak beton boyunca yukarı doğru hareket eder. Kaplama yapılmamış bir betonda bu nem yüzeyden buharlaşıp gider. Üzeri epoksi gibi geçirimsiz bir katmanla kapatıldığında ise nem kaplamanın altında birikir.
Biriken nem, kaplama ile beton arasında basınç oluşturur. Bu basınç kaplamanın yapışma gücünü aştığında kabarcıklar oluşur. Ozmotik kabarma olarak adlandırılan durumda, betondaki çözünmüş tuzlar ve kaplamadaki tepkimeye girmemiş bileşenler nedeniyle kabarcıkların içi sıvıyla dolar ve zamanla büyür. Bu tür kabarma genellikle uygulamadan haftalar, hatta aylar sonra ortaya çıkar; bu yüzden ilk günlerde kusursuz görünen bir zemin ileride bozulabilir.
Önemli: Nem kaynaklı kabarma, kaplamanın kalitesinden bağımsızdır. Nem sorunu çözülmeden yapılan yüksek performanslı bir sistem de aynı şekilde kabarır. Bu nedenle nem ölçümü yapılmadan uygulamaya geçilmemelidir.
Nem Nasıl Ölçülür?
Karbür (CM) yöntemi
Betondan alınan numunenin nem içeriği sahada, kısa sürede ölçülür. Türkiye'de en yaygın kullanılan yöntemdir. Bakanlık birim fiyat tariflerinde epoksi kaplama yapılabilmesi için betonun nem oranının %4'ün altında olması şart koşulur.
Beton içi bağıl nem (RH) ölçümü
Betona açılan deliklere prob yerleştirilir ve dengelenmesi için genellikle 24–72 saat beklenir. Betonun derinliğindeki nemi gösterdiği için büyük ve kritik projelerde daha güvenilir sonuç verir. Kabul sınırı üreticiye göre değişir.
Kalsiyum klorür testi
Yüzeyden belirli sürede yayılan nem buharı miktarını ölçer. Uluslararası projelerde kullanılır; sonucu yüzeye yakın bölgeyi yansıtır.
Naylon örtü testi
Yüzeye kenarları bantlanmış şeffaf naylon serilip bir gün sonra altında yoğuşma veya koyulaşma olup olmadığına bakılır. Hızlı bir ön kontroldür; olumsuz sonuç verdiğinde sorun olduğunu gösterir, ama olumlu sonucu tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Ölçüm tek bir noktadan değil, alanın farklı bölgelerinden ve özellikle şüpheli yerlerden (dış duvar dipleri, rampalar, eski ıslak hacimler, zemin kotunun altında kalan bölümler) yapılmalıdır. Nemin mevsime göre değişebileceği de unutulmamalıdır.

3. Yanlış Seçilmiş veya Eksik Uygulanmış Nem Bariyeri ve Astar
Nem ölçümünde sınır değerin üzerinde sonuç çıktığında çözüm, uygulamayı vazgeçmek değil doğru alt katmanı seçmektir. Bu amaçla nem toleranslı epoksi astarlar, epoksi esaslı nem bariyerleri veya epoksi-çimento esaslı geçici nem bariyeri sistemleri kullanılır. Ancak bu ürünlerin işe yaraması iki koşula bağlıdır:
Yeterince pürüzlü yüzey
Nem bariyeri, alttan gelen basınca karşı betona çok güçlü tutunmak zorundadır. Bu nedenle genellikle bilyalı kumlama ile elde edilen agresif bir yüzey profili istenir.
Tam kalınlık ve deliksiz yüzey
Nem bariyerleri normal bir astara göre çok daha kalın uygulanır; tipik olarak 0,4 mm civarı kuru film kalınlığı belirtilir. Sarfiyatı azaltmak için ince sürülen ya da iğne delikleri kalan bir bariyer, nemin geçebileceği zayıf noktalar bırakır ve kabarma yine oluşur.
Standart bir epoksi astarı nemli betona sürmek de sık yapılan bir hatadır. Normal astarlar nemli yüzeye iyi yapışmaz ve kendi içinde düzgün kürlenmeyebilir. Astar, ölçülen nem değerine ve ürünün teknik föyündeki sınırlara göre seçilmelidir.
4. Yeterince Kürlenmemiş Yeni Beton Üzerine Uygulama
Yeni dökülmüş beton, içindeki fazla suyu haftalar boyunca bırakır. Genel kural olarak epoksi kaplama için betonun en az 28 gün kürlenmesi beklenir. Ancak 28 gün bir takvim değil, bir alt sınırdır; kalın dökülmüş, kapalı ve havalandırması zayıf alanlarda beton çok daha uzun süre nemli kalabilir. Bu yüzden belirleyici olan gün sayısı değil, ölçülen nem değeridir.
İnşaat programı 28 günü beklemeye izin vermiyorsa, ürününe göre genç betona uygulanabilen epoksi-çimento esaslı geçici nem bariyerleri veya nem toleransı daha yüksek poliüretan çimento sistemleri değerlendirilmelidir. Programa yetişmek için ölçüm yapılmadan normal epoksiyle kaplanan yeni beton, kabarma sorunlarının en yaygın nedenlerinden biridir.
Beton yüzeyine uygulanan kür kimyasalları ve yüzey sertleştiriciler de kaplamanın yapışmasını engelleyebilir. Bu ürünler kullanılmışsa mekanik hazırlıkla tamamen uzaklaştırılmaları gerekir.

5. Uygun Olmayan Uygulama Koşulları: Sıcaklık, Çiğ Noktası ve Karışım
Epoksi, sahada kimyasal tepkimeyle sertleşen bir malzemedir. Bu tepkime ortam koşullarına çok duyarlıdır ve koşullar uygun değilse doğru ürün bile doğru sonucu vermez.
Düşük sıcaklık
Çoğu epoksi sistem için ortam ve yüzey sıcaklığının en az 10 °C olması istenir. Soğuk ortamda kürlenme yavaşlar ya da tamamlanmaz; yüzeyde amin terlemesi denen yağlı, yapışkan bir film oluşur. Bu film beyazlaşmaya ve bir sonraki katın yapışmamasına yol açar. Kış aylarında ısıtılmayan depolarda en sık görülen sorundur.
Çiğ noktası ve bağıl nem
Yüzey sıcaklığının çiğ noktasının en az 3 °C üzerinde olması gerekir. Aksi halde yüzeyde gözle görülmeyen ince bir yoğuşma tabakası oluşur ve kaplama bu su filminin üzerine uygulanmış olur. Ortam bağıl neminin yüksek olduğu dönemlerde ölçüm yapılmadan uygulamaya geçilmemelidir.
Karışım oranı ve karıştırma
A ve B bileşenleri üreticinin verdiği oranda, mümkünse ambalajın tamamı birlikte ve düşük devirli mikserle karıştırılmalıdır. Göz kararı bölünen veya yetersiz karıştırılan malzemede yer yer yumuşak, yapışkan ve hiç sertleşmeyen bölgeler oluşur. Karışımın kap ömrü aşıldıktan sonra uygulanması da yapışmayı zayıflatır.
Katlar arası bekleme süresi
Her ürünün bir sonraki kat için belirlenmiş en az ve en fazla bekleme süresi vardır. Erken uygulanan kat alttaki katı bozabilir; süre aşıldığında ise alt kat zımparalanmadan yeni kat atılırsa katlar arasında ayrılma görülür.
Betondan hava çıkışı
Ortam sıcaklığı yükselirken beton gözeneklerindeki hava genleşerek dışarı çıkar ve henüz sertleşmemiş kaplamada iğne delikleri ile kraterler bırakır. Gözenekli betonlarda uygun astar ve gerekirse ara dolgu katı uygulanması, mümkünse sıcaklığın düşmekte olduğu saatlerde çalışılması bu sorunu önler.
6. Derzlerin ve Çatlakların İhmal Edilmesi
Beton zeminlerdeki derzler, betonun sıcaklık ve rötre nedeniyle yapacağı hareketi kontrollü bir hatta toplamak için yapılır. Epoksi kaplama sert bir malzemedir ve bu hareketi karşılayamaz. Derzlerin üzerinden kesintisiz geçen bir kaplama, kısa süre içinde derz hattı boyunca çatlar.
Kesme (büzülme) derzleri
Kaplama sonrasında aynı hattan yeniden kesilmeli ve kullanım yüküne uygun esnek bir derz dolgusuyla doldurulmalıdır. Forklift trafiği olan alanlarda derz kenarlarının kırılmaması için kenar takviyesi de gerekebilir.
Dilatasyon (genleşme) derzleri
Yapısal hareket derzleridir ve hiçbir şekilde kaplama ile kapatılmamalıdır. Uygun derz profili veya elastik dolgu sistemiyle detaylandırılmalıdır.
Beton çatlakları
Hareketi durmuş kılcal çatlaklar uygun epoksi reçinelerle doldurulup kaplanabilir. Hâlâ hareket eden aktif çatlaklar ise kaplamaya yansır; bunların nedeninin araştırılması ve derz gibi detaylandırılması gerekir. Kopmuş, boşluklu ve kabarmış beton bölgeleri de kaplama öncesinde epoksi harçlarla onarılmalıdır.
.

7. Kullanım Koşullarına Uygun Olmayan Sistem ve Kalınlık Seçimi
Epoksi tek bir ürün değil, farklı kalınlık ve dayanımlarda bir sistemler ailesidir. Zeminin üzerinde ne döneceği belirlenmeden, yalnızca metrekare fiyatına bakılarak yapılan seçim erken bozulmanın en yaygın nedenlerinden biridir. Kaplama doğru uygulanmış olsa bile kendisinden beklenen yükü taşıyamıyorsa aşınır, delinir veya kırılır.
Kalınlığa Göre Genel Sınıflandırma
Rulo ile uygulanan kaplamalar (yaklaşık 0,2–0,5 mm)
Toz tutmayan, temizlenebilir bir yüzey sağlar. Yaya trafiği ve hafif kullanım içindir; forklift ve ağır yük güzergâhlarında kısa sürede aşınır.
Self-leveling sistemler (yaklaşık 2–3 mm)
Pürüzsüz, derzsiz ve hijyenik yüzey sağlar. Orta yükteki üretim alanları, depolar ve laboratuvarlar için uygundur. Detaylar için self-leveling epoksi rehberimize bakabilirsiniz.
Multilayer ve harç esaslı sistemler (yaklaşık 3–6 mm ve üzeri)
Kuvars katkılı, darbe ve aşınma dayanımı yüksek sistemlerdir. Yoğun forklift trafiği, ağır yük ve kaymazlık gereken alanlarda kullanılır. Bkz. multilayer epoksi zemin kaplama.
Ortama Göre Sık Yapılan Yanlış Seçimler
Sıcak su ve buharla yıkanan gıda tesisleri
Standart epoksi ani sıcaklık değişimlerinde (termal şok) çatlayabilir ve betondan ayrılabilir. Bu alanlarda poliüretan çimento esaslı sistemler daha uygun bir seçimdir.
Asit, solvent ve kimyasal dökülen alanlar
Genel amaçlı epoksiler bazı asit ve solventlere karşı yeterli dayanım göstermez; yüzey yumuşar, renk değiştirir ve aşınır. Kimyasalın türü ve temas süresi belirlenerek kimyasala dayanıklı epoksi sistemler seçilmelidir.
Elektronik üretim ve hassas alanlar
Statik elektriğin kontrol edilmesi gereken alanlarda standart epoksi yetersizdir; antistatik (ESD) epoksi zemin gerekir.
Açık otoparklar, rampalar ve güneş alan yüzeyler
Epoksi UV etkisiyle sararır, ayrıca sıcaklık farklarıyla oluşan harekete karşı serttir. Bu tür yüzeylerde UV dayanımlı üst katlar veya polyurea ve elastik poliüretan sistemler değerlendirilmelidir.
Islak ve kaygan çalışma alanları
Pürüzsüz parlak yüzey ıslandığında iş güvenliği riski oluşturur. Kuvars serpme ile kaymazlık sağlanmış yüzeyler tercih edilmelidir.
Sistemlerin karşılaştırmalı anlatımı için epoksi kaplama çeşitleri yazımızı okuyabilirsiniz.

Bozulan Epoksi Zemin Onarılır mı, Yoksa Sökülmeli mi?
Kabaran veya kalkan bir zemin için verilecek karar, bozulmanın nedenine ve yaygınlığına bağlıdır. En sık yapılan hata, kök neden belirlenmeden sorunlu bölgelerin üzerine yeni kat atmak veya küçük yamalar yapmaktır. Neden ortadan kalkmadığı için yeni kat da kısa sürede aynı şekilde bozulur ve zemin her müdahalede biraz daha karmaşık hale gelir.
Bölgesel onarım mümkün olabilir
Bozulma sınırlı bir alandaysa ve nedeni o bölgeye özgüyse; örneğin darbe hasarı, yerel yağ kirlenmesi veya tek bir derz hattındaki çatlak. Onarım bölgesi sağlam kaplamaya kadar açılmalı, kenarları düzgün kesilmeli ve uyumlu sistemle kapatılmalıdır.
Komple söküm gerekir
Kabarma veya kalkma alanın geneline yayılmışsa, nem kaynaklı ozmotik kabarma varsa ya da kaplamanın betona hiç tutunmadığı anlaşılıyorsa. Bu durumda eski kaplama tamamen alınmadan sağlıklı bir sonuç elde edilemez.
Doğru Yenileme Süreci Adım Adım
1. Yerinde inceleme: Kabarcıkların açılması, kalkan parçaların arka yüzünün incelenmesi, bozulmanın dağılımının haritalanması.
2. Ölçüm: Farklı noktalardan beton nemi ölçümü ve gerekirse çekme (pull-off) testi.
3. Kök nedenin belirlenmesi: Nem mi, yüzey hazırlığı mı, uygulama koşulu mu, yanlış sistem mi?
4. Söküm ve yüzey hazırlığı: Eski kaplamanın frezeleme, taşlama veya bilyalı kumlama ile alınması; şerbet ve kirli tabakanın uzaklaştırılması.
5. Beton onarımı ve derz detayları: Kopmuş bölgelerin epoksi harçla tamiri, çatlakların doldurulması, derzlerin yeniden açılması.
6. Nem çözümü: Ölçüm sonucuna göre nem bariyeri veya nem toleranslı sistem seçimi.
7. Kullanıma uygun sistemle yeniden kaplama: Yük, kimyasal, sıcaklık ve hijyen koşullarına göre belirlenen kalınlık ve sistemde uygulama.
8. Kür ve kullanıma açma: Yaya, araç ve kimyasal temas için üreticinin verdiği sürelere uyulması. Erken yüklenen zemin, doğru uygulanmış olsa bile hasar görebilir.
Söküm ve yeniden kaplamanın maliyeti, ilk uygulamanın çoğu zaman üzerindedir. Bu nedenle en ekonomik yol, ilk seferde nem ölçümü, doğru yüzey hazırlığı ve doğru sistem seçimiyle işi sağlam temele oturtmaktır. Tüm zemin sistemlerimiz için zemin kaplama sistemleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular
Epoksi zemin neden kabarır?
En yaygın neden betonun içinden yükselen nemdir. Geçirimsiz kaplamanın altında biriken nem basınç oluşturur ve kaplamayı betondan ayırır. Yetersiz yüzey hazırlığı, kürlenmemiş yeni beton ve düşük sıcaklıkta uygulama da kabarmaya yol açabilir. Kesin neden, kabarcık açılarak ve nem ölçülerek belirlenir.
Kabarcıklar zamanla kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Nem kaynaklı kabarcıklar genellikle zamanla büyür ve sayıları artar. Trafik altında patlayan kabarcıklar kaplamanın çevresinden kalkmasına neden olur. Erken müdahale, sorunun alanın geneline yayılmasını önler.
Kalkan epoksinin üzerine yeni kat atılabilir mi?
Önerilmez. Alttaki kaplama betona tutunmuyorsa yeni kat da onunla birlikte kalkar. Önce gevşek ve kabarmış kaplama tamamen alınmalı, bozulmanın nedeni giderilmeli, ardından uygun sistemle yeniden kaplanmalıdır.
Yeni dökülen betona epoksi ne zaman uygulanır?
Genel kural en az 28 günlük kürdür, ancak asıl belirleyici olan beton neminin ölçülmesidir. Karbür yöntemiyle yapılan ölçümde nemin %4'ün altına inmesi beklenir. Daha erken uygulama gerekiyorsa genç betona uygun geçici nem bariyeri sistemleri değerlendirilmelidir.
Epoksi zemin ne kadar dayanır?
Kullanım yüküne uygun sistemle, doğru hazırlanmış ve kuru bir betona uygulanan endüstriyel epoksi zeminler uzun yıllar hizmet verir. İlk aylarda veya ilk bir-iki yıl içinde görülen kabarma ve kalkmalar normal yıpranma değil, alt zemin ya da uygulama kaynaklı bir sorunun işaretidir.
Nemli betonda epoksi yerine hangi sistem kullanılabilir?
Nem sınır değerin üzerindeyse epoksi esaslı nem bariyeri üzerine kaplama yapılabilir. Nem toleransı daha yüksek olan poliüretan çimento sistemleri de özellikle gıda ve ıslak üretim alanlarında güçlü bir alternatiftir. Seçim, ölçülen nem değerine ve kullanım koşullarına göre yapılmalıdır.
Nem kaynaklı kabarma garanti kapsamında mıdır?
Pek çok üretici ve uygulayıcı, alt zeminden kaynaklanan nem sorunlarını garanti kapsamı dışında tutar. Bu nedenle uygulama öncesinde nem ölçümünün yapılması, sonucun yazılı olarak kayda geçirilmesi ve garanti şartlarının sözleşmede açıkça belirtilmesi önemlidir.